23 Eylül 2017 Cumartesi

İÇİMDE UHDE KALAN BEBEK ARABASI



     Öyle dünya malıyla kafasını bozmuş biri değilim. 'Azı karar çoğu şeytana yarar ' düşüncesiyle hareket ettiğimde çok doğru. Ancak bu ifade her zaman ve herkeste aynı ön seziye sebep olmuyormuş malesef.

19 Eylül 2017 Salı

NEFİS KOL BÖREĞİ TARİFİ VE PÜF NOKTALARI


    Börekçi geldi haaanımmm... Taze böreğim var. Yiyen memnun yemeyen bin pişmannnn... 😁

    Üst tarafı çıtır çıtır içi ise yumuşacık harika patatesli börek yaptım. Eşim parmaklarını yedi. " Aynı annemin ki gibi olmuş " dedi. Yuppiiii ben yaptım yaa ben. Hemde ben yani.

    Merak edenler için tarifimide buraya konduruyorum ;

     Hamuru için ;

* 2.5 su bardağı un
* Yarım tatlı kaşığı tuz
* Alabildiği kadar su ( kulak memesi kıvamında olacak kadar. :) )

     Yağlamak için ;

Tavada tereyağı eritiyoruz. İçine birazda zeytinyağı koyarsanız daha gevrek oluyor.

    İç harcı için ;

* Patates ( küçük küpler şeklinde doğruyoruz.)
* Soğan ( Soğanı bol koyarsanız daha lezzetli harç oluyor. Ben yarı yarıya koyuyorum.)
* Karabiber ( İsteğe göre acıda katılabilir.)
* Tuz
* Bir çimdik şeker

         YAPILIŞI ;

     Un, su ve tuzu yoğuruyoruz. Yoğurduğumuz hamuru bir yarım saat üstü kapalı şekilde dinlendiriyoruz. Daha sonra dolaptan çıkarıp ceviz büyüklüğünde bezeler alıyoruz. Bu bezeleri oklavayla açıp aralarına tereyağı sürerek 3' erli şekilde hazırlıyoruz. Daha sonra bu 3' erli şekilde yaptığımız hamurları aralarına streç film koyarak üst üste dizip yine üstü kapalı şekilde dolaba koyuyoruz.



     İki saat bekledikten sonra 3' erli yaptığımız bu bezeleri yağlayarak elimizle çektire çektire açmaya başlıyoruz. Hamurun baş kısmına harcı koyup çarşafla yuvarlıyoruz. ( Ben elimle katladım. Ancak sararken sıkmadan gevşek gevşek sarın.)

    Böreklerimizi yağlı kağıt serili tepsiye dizip üstüne yumurta sarısı ve tereyağı sürüp 200 c 'de ısıtılmış fırına veriyoruz. Üstü kızarana kadar pişiriyoruz.



Güzel börek yapmanın püf noktaları ;

🍓 Ununuzun böreklik olması ve taze olması gerekiyor. Aksi taktirde açılırken yırtılır yada tadı acı olur,

🍓 Aralarına tereyağı sürülmüş bezeleri dolapta dinlendirmek,( Dinlenen hamur kendini salar ve çok çabuk açılır.)

🍓 Sararken çok gevşek sarmak,( Dışardan bakıldığında fazla boşluk var gibi dursa da pişince kıvama geliyor,)

🍓 Üzerine yumurta sarısı ile birlikte tereyağıda sürmek,

🍓 Tereyağı ile zeytinyağını karıştırmak,

🍓 İç harcına soğanı bol koymak,

🍓 Çok yüksek derecede pişirmek,

🍓 Son olarak da vaktiniz varsa eğer hazırlanmış böreği bir saat kadar dinlendirmek.

     Afiyet bal şeker olsun. ( Resimler malesef özensiz çekilmek zorunda kalındı. O kadar acıkmışız ki tabağı süslemeyi bekleyemeden yedik.) 😁

     

18 Eylül 2017 Pazartesi

KİLO ALDIRAN NEDENLERİ AÇIKLIYORUM



"Şişman insan mutlu insandır." derler ya evet bencede doğru. Ta ki zayıfları görene kadar.

Sonrasında derin iç geçirmeler, kıskanmalar ve tühlemeler başlar. Akıllarına giyemedikleri taytlar, bulamadıkları xll beden kıyafetler geldiğinde buruk bir acı hakim olur kalplerinde. Ve sonrasında bir türlü oturamadıkları salıncaklarla daha da içselleşir bu dürtü. Dikkat ederseniz bedenlerini yarım pansiyon gibi kullanan yağları saymıyorum bile. ( Bu yukarıdaki yazdıklarımın hepsi sizleri biraz daha hırslandırmak içindi. Lütfen kızın bana ve hırslanın. Unutmayın iradeli, sabırlı ve hırslı olmazsanız yapacağınız tek şey boşuna konuşmak ve her pazartesi diyete başlayıp salı bitirmek olur.)

Ama mutlu insanların ortak özelliklerinin kilo olmasıda beni ayrıca şaşırtıyor tabi. 😄 Ki bunu da yiyeceklerin içindeki maddelere bağlıyorum. Yine de bu mutluluğa fazla özenme taraftarı değilim. 

Acaba neden ve nasıl kilo alınır ? Buyrun şimdi kilo aldıran sebeplere bakalım ;

* Az su içmek ( su içsem kilo alıyorum tabirini dövercesine bir madde. :) Aksine yemek öncesinde, sonrasında veya arasında sürekli su içerseniz bu mideye doluluk hissi vereceği için yeme isteğinizi azaltır.)

* Akşam 18:00'den sonra yemek,( özellikle yatağa giderken atıştırmak.)

* Hızlı yemek,( hızlı yediğinizde vücut beyine tokluk iletisini gönderene kadar dahi siz yemeye devam ediyorsunuz. Yavaş yavaş yiyin ki beyin bunu algılayıp sizi durdurabilsin.)

* Yemeğe çok aç oturmak. ( Aç oturduğunuzda bir türlü doymak bilmezsiniz. Herşey daha lezzetli gelir ve hep son bir kaşık daha dersiniz.)

* Yanlış oturuş pozisyonu, ( tek bacağı dizlerden itibaren yukarı kaldırarak oturmak doğru pozisondur. Bacak mideyi sıkıştırdığından masadan erken kalkma ihtiyacı hissedersiniz.)

* Ekmek çok yiyip yemeği az tüketmek, ( Hem yemeğin vitaminlerinden daha çok faydalanmak hemde karbonhidrattan uzak durmak amaçlı yemeği daha çok tüketip mide kapasitesini yemekle doldurun.)

* Sık sık yemek, ( Her seferinde doyum eşiğine ulaşmadığınız için sürekli yeme hissiniz olur. Onun yerine iki öğün daha kurtarıcıdır. Özellikle öğlene doğru bir kahvaltı yapmak. İkindi gibi de akşam yemeği yemek sizin daha az kilo almanıza neden olur.)

*  Tok tutan yiyecekleri yememek,( yoğurt, yumurta, yulaf ezmesi, sütlü kahve, leblebi gibi gıdalar sizleri daha uzun süre tok tutar. )

* Meyveyi çok fazla tüketmek, ( Meyveden birşey olmaz anlayışının aksine içindeki şeker oranıyla fazlası kilo aldırabilir.)

* Ayakta atıştırmak, ( özellikle acele işi olanların tercih ettiği bu yöntem kilo açısından tehditkardır.)

* Yiyecekleri göz önünde bulundurmak,( Göz görünce midede ister :) ve nefsinize hakim olamayıp yemek istersiniz.)

* Aşırı yağlı yemek,

* Hareketsizlik,

* Tabağa çok porsiyon koymak, ( Koyduğumuz yiyecekleri genelde bitirmek zorundaymışız düşüncesine sahip olduğumuz için silip süpürürüz. Ama merak etmeyin o yemekler arkamızdan ağlamıyor. Aksine kedi, köpeklere vererek onları da memnun edebilirsiniz.😄)

* İlk olarak ana yemeği yemek, (Önce ortaya koyduğunuz salata, yoğurt ne ile yiyecekseniz ondan başlayın. Ana öğünü onlar gibi düşünün. )

* Kalori değerini yükseltmek,( Bunun yerine çok fazla katkı yapmadan yemeyi tercih edin. Örneğin ; makarna başlı başına karbonhidrattır. Siz üzerine kıymalı sos yapar birde başemel sos ve kaşar eklerseniz. Duble kalorili bir yemek yemiş ve şişmiş olursunuz. 😂)

* Tatlıyı fazla kaçırmak,( 3 beyaz ilkesine mümkün olduğunce uymalıyız.)

* Ve son olarak midemizi çöplük niyetine kullanmak, ( çöpe atmayalım günah diyerek bir çok yiyeceği kusasımız gelene kadar yiyoruz. )

       Zayıflamak hayal değil hayattır. Yeter ki isteyin... Herkese düdüklerini tutabilecekleri günler diliyorum.  Sevgilerimle...

Kişisel blog- Annesinin Prensesi 🌈

16 Eylül 2017 Cumartesi

BLOGGERLAR VE HUY ANALİZLERİ 5 ( HERTELDENŞEF )



     Bloggerlarla huy analizi 5 serimizin sıradaki konuğu Herteldenşef. İsminden dolayı genel konulardan bahsettiğini düşündürmesine rağmen özünde sosyol durumlar, felsefe ve psikolojiye yer veren bir blogdur. Okurken eğlendiren, eğlendirirken öğreten bu bloğun ev sahibini tanıyalım bakalım.

    Bloggerlarla huy analizi 5 ( herteldenşef) ;

14 Eylül 2017 Perşembe

KIRMIZI KIYAFET KOMBİNİ VE BİR GARİP HALLER



    Dünya dünya olalı böyle tembellik görmedi. 😁 Bu aralar hayli abarttığımı farkındayım. Dedim ya ölü toprağı atıldı sanki üstüme. Bayram seyran derken birde düğünler, nişanlar eklenince alışveriş derdine düşmekten buralara uğrayamadım. Hıı ayrıca hayatıma oturan kocaman birde internetsizliğim vardı üstünüze afiyet. Gelen gınalardan sıkılınca eşimle konuşup gb arttırmaya karar verdik. Ama çokta farkedeceğini sanmıyorum. Bende bu site gezme hastalığı oldukça daha çooookkk böyle dım dızlak kalırım ben. 😁

4 Eylül 2017 Pazartesi

O BLOG, BU BLOG, ŞU BLOG REKLAM ALIYORSA KİME NE ?



    Neden bazı insan ! lar başkalarının hayatına, fikrine müdahale etmek istiyor ?

   Neden yada nasıl bu yetkiyi kendilerinde görebiliyorlar ? Anlamıyorum. Açıkçası onlardan olmadığım içinde anlayabileceğimi sanmıyorum.

    Hiç bir şeye kızmadım. Bunu şimdiden belirtmek istiyorum. Sadece her kafadan bir ses çıkmasına alıştığımız halde her blogdan bir yazı çıkmasına da alıştırmaya çalışıyorlar bizi. Elbette ki herkes düşüncelerini özgürce söyleme hakkına sahip. Ancak bu özgürlük kavramını başkalarının özel hayatına parmak basarak yapmanın alemi var mı ?

31 Ağustos 2017 Perşembe

BLOGLAR TATİLDE




     Hani evvel zaman içinde kalbur saman içinde küçümencik bir Ayşegül' ün tüm çocukları kendine hayran bırakan bir serisi vardı. Ayşegül okulda, Ayşegül evde, Ayşegül tatilde gibi uzar giderdi ya. İki gündür farkettim de Ayşegül' le bloglar ikizmiş meğer. 😁 Meğer ne kadar da çok ortak yanları varmış.

29 Ağustos 2017 Salı

UYKUNUZU GETİRECEK ŞAHANE YÖNTEMLER BURADA



    Uyku mu sizi tutmuyor yoksa siz mi uykuyu ?

    Sorduğum sorunun cevabını biliyor olmam gözlerimden akmadığının ispatı olamaz değil mi ? Çünkü bilmekle uygulamak arasında yürü yürü bitmeyen yollar var malesef.

   Çok geç yatıp sabah erken kalkmak suretiyle yaşadığım uyku deneyimimde aslında daha çok uykusuzluğu test ettiğimi farkettim. Ve bu sınırsız sınava tabi olmamın tek sebebi de kızım tabiki.

27 Ağustos 2017 Pazar

VATAN ŞAŞMAZ NEDEN ÖLDÜRÜLDÜ ?



     Ünlü sunucu ve oyuncu Vatan Şaşmaz yaklaşık 1 saat önce Beşiktaş' ta kaldığı otel odasında ölü bulunmuş.

     Odaya kendisinden önce eski manken ve eski sevgilisi olan Filiz Aker isimli bir bayanın daha sonra ise Vatan şaşmaz' ın geldiği bilgisi veriliyor. Sırtından silahla vurulan ünlü sunucunun ölümü ile ilgili ilk yapılan incelemelere göre kadının önce Vatan Şaşmaz'ı vurduğu daha sonra ise başından vurmak kaydıyla intihar ettiği tespit edilmiş.

24 Ağustos 2017 Perşembe

MİMİMSİTRAK ŞEYLER ( İşte bütün mesele bu )



   Yaparken boncuk boncuk terlediğim. Az biraz bunalıp çok biraz da daraldığım. Hatta bazen kendimi 1. kattan atmak istediğim bir mimdi. 😁 Meğer bir çok bloggerın blog isimlerini tam bilmiyormuşum ya. 😁 Ama yine de Sevgili Aysel' i kırmak istemedim. Özellikle hakkımda söylediklerinden sonra böyle bağrıma basıp, yanaklarını mıncırasım geldi. 💕 Onun mimini merak ediyorsanız tık tık... ( ki bence merak edin.) Gelelim akıllara zarar sorular ;

22 Ağustos 2017 Salı

BUMERANGLA İLGİLİ 9 ÖNEMLİ BİLGİ



   Bloğumu açtığım ilk aylarda kayıt olduğum bumeranga altın üye olarak seçildim. Ne yaptıysam bir türlü bu üyeliği platine çeviremedim. Sonra tesadüf olarak siteye girdiğimde platin üye olduğumu farkettim. Benim gibi uğraşanlar olabilir diye de bu yazımı paylaşma kararı aldım.

  İşte bunlarda bir çok deneme sonucu edindiğim bumerang ilgili fikirlerim ;

19 Ağustos 2017 Cumartesi

HUZUR MUTLULUK VE TEŞEKKÜR



   Huzur mutluluk daha yeni olmasına rağmen yaptığı çekilişlerle kendini hızlıca tanıtan bir arkadaşımız. Her pazartesi başlayan ve bir hafta süren kitap hediyeleri oluyor. Hediye vermeyi de almayı da çok seven biri. İçiniz de hala onunla karşılaşmamış olanlar varsa linkini de buraya koyuyorum. 😄

18 Ağustos 2017 Cuma

Neden Bir Su Pınarı Kullanmalısınız?

Buzdolabını açtığınızda dışı buğulanmış pet su şişeleri görmek istemiyorsanız, içtiğiniz suyun sıcaklığını kontrol edebilmek ve hem hijyenik, hem de pratik bir şekilde su içmek istiyorsanız, bir su pınarı kullanmanın zamanı gelmiş demektir. Sanılanın aksine, su pınarları ofislere özgü cihazlar değiller. Evde de rahatlıkla kullanılabiliyorlar, aynı benim yaptığım gibi. Plastik bir pompaya basarak su doldurmaktan sıkıldıysanız ve o plastik pompaların kanserojen maddeler içerdiğini biliyorsanız, sizin de su sebili kullanmanız gerekiyor. Pratik, hijyenik, sağlıklı ve lezzetli: Suyunuz tüm bu özellikleri taşımalı.
Ne yazık ki, piyasadaki su sebillerinin çoğunun üretim kalitesi son derece düşük. Çoğu, maliyeti düşürmek için plastik hazneler ve bölmeler kullanıyor. Bu tarz su sebillerinden uzak durun, zira damacana sulara kıyasla hiçbir faydaları bulunmuyor. Hatta daha sağlıksız oldukları bile söylenebilir, zira plastik bölmeler kısa süre içinde kireç tutup suyun lezzetini değiştiriyor. Yeni su sebili mevzuatına uygun, paslanmaz çelikten imal edilmiş hazne ve bölmelere sahip sebiller tercih etmelisiniz: Uğur Soğutma tarafından üretilen USP 20 D, tüm bu özellikleri taşıyor.
                                                        
Tek avantajı bu değil elbette, USP 20 D üç musluğa sahip. Bu durum zannettiğinizden daha önemli, zira sıcak ve soğuk su musluklarına ek olarak normal su musluğu bulundurması, hava sıcaklığı uygunsa suyu doğal sıcaklığında içmenizi sağlıyor. Sıcak/soğuk musluklarla oynayarak ideal su sıcaklığını yakalamaya çalışan (ve başaramayan) herkes, bu özelliği takdir edecektir. Soğuk su bölmesi saatte 5 litre, sıcak su bölmesi ise saatte 2 litre su kapasitesine sahip, yani en kalabalık ailelerin (veya ofislerin) bile ihtiyacını rahatlıkla karşılayabiliyor. Suyu 5 dereceye kadar soğutabilen, 85 dereceye kadar da ısıtabilen USP 20 D, tüm standart damacanalar ile uyumlu. Alt kısmında da kapalı bir muhafaza alanı bulunuyor: Benim yaptığım gibi, yedek damacanayı burada depolayabilirsiniz. Yaklaşık bir aydan beri kullandığım USP 20 D, tüm beklentilerini karşıladı ve uygun bir fiyata son derece kaliteli bir su sebili sahibi olmamı sağladı. Gönül rahatlığı ile tavsiye ettiğim bu modeli https://satis.ugur.com.tr/item/usp-20-d/100017 adresinden peşin fiyatına 12 taksitle satın alabilirsiniz. 
                                             
Bir boomads advertorial içeriğidir.

17 Ağustos 2017 Perşembe

BLOGGERLARLA HUY ANALİZİ 4 ( EFSANIN GÜNCESİ)



   Bloggerlarla huy analizi 4 serisine bu seferde sakin mi sakin bir arkadaşımla devam ediyoruz. Sevilay Efsa Aktaş  ( Efsanın Güncesi) yazılarını içerik olarak beğendiğim bir arkadaşım. Özellikle pratik bilgileri kesinlikle mükemmel... Şimdi birazda benim gözlemimden elde ettiğim bilgilerimize geçelim. 😄

     Bloggerlarla huy analizi 4 ( Sevilay Efsa Aktaş)

GECE BEKÇİLERİ GERİ DÖNDÜ !



   1990 lı yıllarda son kez düdük çalan gece bekçiliği mesleği günümüzde tekrardan harekete geçirildi.

    Özel eğitimlerden geçen bekçiler yine eski tip kahverengi formalarını giyerek İstanbul sokaklarında gezmeye başladı. Yanlarında silah, kelepçe, biber gazı ve cop bulunmasının yanı sıra araç durdurma yetkilerine sahip 2 kişilik gruplardan oluşan gece bekçilerine, ilk mesailerinde polisler de eşlik etti. Her mahallede 2 kişi olmasına rağmen düdük öttüğünde 7-8 kişiye kadar bir araya gelebilecekler. Gece bekçilerimizin çalışma saatleri ise  22:00 ile 06:00 olarak belirlendi. Polislerle aynı yetkilere sahip olan nam-ı diğer gece kartallarımızın maaşları ise 3 bin 500 tl olarak öngörüldü.

15 Ağustos 2017 Salı

ALEYNA TİLKİNİN DUDAK ESTETİĞİ BİLMECESİ




   Ve gel gelelim bir çocuğun faydalarına. ( Fayda derken kesinlikle katılmadığım bir benzetme tabiki de bu. ) Bugün hiç de adetim olmayan bir konuyla karşınızdayım demek isterdim ancak söz konusu ÇOCUK ve İSTİSMARSA akan sular pause geçiyor bende.

    Daha 17' sinde olan Aleyna Tilki' nin bu halini görünce " şişme simit gibi olmuşsun be kızım." diyesim geldi. Estetik insanları güzelleştirmek için yapılıyor sanıyordum. Meğer kişisine ve yaşına göre itici de olabiliyormuş.

13 Ağustos 2017 Pazar

ÇOCUĞUMDA YAPMAM DEYİP YAPTIĞIM DAVRANIŞLAR




   Her annenin demeyeyim de çoğu annenin olmak istediğidir mükemmellik. Aylar öncesinden planlar yapar, adını bile en özeli olsun diye gecelerce uykusuz kalarak seçeriz. Bizim için farklı olduğu kadar herkesin arasında da farkı olsun isteriz. Oysa onlar sadece bebek ve bizlerde sadece anneyiz. Beklentilerimizi zirve yaptırırken, bize piçilen hayat uçurumundan yuvarlandığımız da anlarız asıl gerçekleri. Sonra anlarız önü sonu olmayan bocalamaların ne kadar da gereksiz olduğunu.

9 Ağustos 2017 Çarşamba

UYARI ! YORUM YAZANLARIN DİKKATINE ( DÜN VE BUGÜN Kİ YORUMLARINIZ PIRRR UÇTU )



              Bu bir uyarı yazısıdır.

    Arkadaşlar dün akşam itibariyle yorum denetleme sistemini denemek istedim. Ancak mobilden girdiğimden dolayı " onayı şu adrese gönder " kısmı gözümden kaçmış. Kısacası dünden itibaren yaptığınız yorumlar bana gelmedi malesef. 😞

    Yorum yazan arkadaşlarımdan teker teker özür dilerim...

8 Ağustos 2017 Salı

BLOGGERLAR VE HUY ANALİZLERİ - 3 ( öZLEM KUTLU )



   Bloggerlar ve huy analizi 3 adlı yazıma sevgili Özlem Kutlu ( yine bir gün biz böyle) ile devam ediyorum. ( Bu serimin bir mimde ilk bakış da veya bir iki görüşte birini tanıyabilirmisiniz ? sorusundan yola çıkılarak hazırlandı. İlk yazıma göz atmak isterseniz burada )

BLOGLA İLGİLİ BİLMENİZ GEREKEN 6 MADDE



   Bu sefer farklı bir yazıyla karşınıza çıkmak istedim. Ve blogla ilgili bilmeniz gerekenleri dilimin döndüğü kadarıyla sizlere aktarmak istedim. Kısa süre önce öğrendiğim blog ve bloggerın sadece birer kavram olmadığını düşünüyorum. Bence her insanın farklı kategorilerde tarzları vardır ya blogda YAŞAM  kategorisinin TARZIDIR. Severek yapılan herşey gibi severek yazmak da rahatlatıyor insanı. Ertesi güne mutlu uyanmanın ve hatta interneti daha çok sevmenin bile nedeni olabiliyor.

3 Ağustos 2017 Perşembe

BEYİN ÖRENLER



   Bazen kafama takılan hiçbirşey yokmuş gibi geliyor bazılarına. Yokmuş derken bomboş bir beyinle ömrümü bitiriyorum sanmayın. Yada gamsızlıktan dolayı bir köşeye itilmiş değil dertlerim. Sadece kaybetmişim bazı değerleri hayatımda. Yada unutmuşum unuttuklarımı hatırlamamam gerektiğini. O uzaktan baktığımız uzay gibi boşluktayım sanki. Elimi uzatsam asılı duran yıldızlardan başka kimsem yok. Bir o kadar kalabalık evrenim. Ama derdimi anlayan, anlasa da ellerinden gelen şeyler de yok.

2 Ağustos 2017 Çarşamba

KADINLARA YÖNELİK SÖYLENEN ÇAĞDIŞI SÖZLER



   Az önce kendi kendime düşünürken ( başka seçeneğim varmış gibi 😀) bu benden beklenen ama beklenmese de olabilen başlığı buldum. Ve hemen maddeleri sıralamaya başladım. Buyrun bunlarda biz kadınlardan sekip söyleyenleri taşlayan, can alıcı olmasa da can sıkıcı sözler ;

1 Ağustos 2017 Salı

MÜLAKAT SORULARI



   Gecenin köründe aklıma nereden geldiyse işe alınırken ki mülakat soruları geldi. ( Yok yok şu an resmen evhanımıyım. - di ' li zamandı bu. 😀)

    Düğünüme 5 ay kala 2.5 yıl çalıştığım yerden istifa ettim. Ve 2 yere başvuruda bulundum. Birisiyle görüştüm çıktım, diğeriyle görüştüm. Bu sırada telefon çaldı ancak açamadım. Meğer ilk gittiğim yer beni işe çağırıyormuş. Neyse konuma döneyim. 2. gittiğim yer köklü bir satış mağazasıydı. Mülakatın sorularından bazıları ;

31 Temmuz 2017 Pazartesi

ŞİŞLİK VE MORARMALARA DOĞAL ÇÖZÜM MARGARİN




   Küçük bebeği olanların belki de en büyük dertlerinden biridir şişlik ve morluklar. Ne kadar dikkat ederseniz edin, miniklerinizi %100 korumanız imkansızdır. İlla o kafa bir şişer, dizler kanar, eller uf olur. 😀

    " Keşke hep çocuk kalsaydım da tek kanayan yerim dizlerim olsaydı. " dizelerinin doğruluğuna inansak da söz konusu evladımız olunca beyin sistematik çalışamayabiliyor tabi. 😄

29 Temmuz 2017 Cumartesi

COCA COLA VE PEPSİDEKİ ALKOL UYARISI



   Yapılan araştırmalara göre Coca cola ve Pepsilerde binde bir oranında alkola rastlanmış. Firmalar ise " Formülünde alkol yok ancak üretim aşamasında ortaya çıkmış olabilir." diyerek kendilerini savunmuşlar.

    Sonuç : Alkol var ! mış yani. Ve ilahiyatçılar " Alkolün biri de binide haramdır. Şüpheli şeylerden uzak durunuz. " uyarısını yapmışlar.

25 Temmuz 2017 Salı

MİMİMSİTRAK ŞEYLER YAZ ABUR CUBURU




   Yine bir mim ve yine bir ben. Bundan sonra ben prensesin annesi falan değil mimlerin annesiyim haberiniz olsun.😀

    Tatlı kardeşlerimden blue things bu mimi bana layık görmüş. Hemde halay başı gibi mim başınada beni koymuş. Bende doğal olarak yapma kararı aldım. Kendisinin cevaplarını okumak isterseniz tık tık... ( Mimi başlatan öneri makinası olsa da deeptongillerden bluegillere kadar mutasyona uğramadan bana ulaşmıştır. )

ZEKA İLE IQ TESTİ ARASINDA BAĞLANTI VARMI ?



   Bugün sizlerle zeka ve IQ testi üzerine konuşmak istiyorum. Bazen yokluğu varlığından daha iyidir. Kimin elinde oyuncak olduğuna göre değişir tehlikesi. Ya su tabancası yada kaleşnikof. Seçim tamamen bize ve ZEKA' mıza aittir. Suysa eğer iyilik, mermiyse malesef kötülük tohumları saçılır etrafımıza.

23 Temmuz 2017 Pazar

BLOGGERLAR VE HUY ANALİZLERİ 2 ( SİMLİ NANENİN GÜNCESİ )



    Şimdi de sırada blog dünyasının en tatlılarından, hatta ve hatta şirinlik abidelerinden SİMLİ NANENİN GÜNCESİ bloğu var. Bana blog tasarımı ile ilgili birçok konuda yardımları dokundu. Ve bu yardımı da kesinlikle 5 karış suratla değil de 32 dişini göstererek yaptı. Kendisine tekrardan kocaman bir teşekkür ediyorum. 😘

22 Temmuz 2017 Cumartesi

KEDİ PİRESİ İNSANA GEÇER Mİ ?

( Kolumun haritaya dönmüş hali. 😀 Varan 1-2-3-4 ve daha sayamadığım bir çokları. 😀)


    Günaydın :) İyi veya kötü illaki bir güne uyanmışsınızdır. Ama inanın benim yerimde olmak istemezdiniz. 😀 Yada isterseniz kargoyla bir tutam gönderebilirim haha. 😀

21 Temmuz 2017 Cuma

BLOGGERLAR VE HUY ANALİZLERİ 1 ( ROROMİYA ZK )



    Geçenlerde Ece ablamın hazırladığı mimle birlikte aklıma değişik bir yazı serisi geldi. Orada İlk bakışta veya bir iki görüşte kişinin nasıl biri olduğunu  anlayabilir misiniz ? demişti. Ben bu konularda iddialı olduğumu düşünüyorum. İnşallah fos çıkmam. :)

20 Temmuz 2017 Perşembe

SENİ SEVİYORUM BİR SİHİRDİR !




    Bazen yapılarımıza bazen de yapılanlara göre söylemekten vazgeçtiğimiz bir cümledir 'Seni seviyorum'. Tatlı söz derler ya yılanı deliğinden çıkaran. Bence o değil sadece seni seviyorumdur. Sevildiğini bilen her canlı içten içede olsa sevgi besler sevene.

19 Temmuz 2017 Çarşamba

ADSENSE ONAYI SONRASI YAPILACAKLAR



   Dün akşam gelen maille daha girişini bile yapmayı beceremediğimi düşündüğüm sitenin onayını almış olmama şaşırdım. :)

    Beni bilen bilir az teknoloji, çok bilgisayar özürlü. Net, program, site dediğiniz zaman kaçacak delik arayan. Blog sayesinde umarsızca bu hastalığa yakalanan bir zat-ı insanım. ( Henüz muhteremliğe terfi edemedim. 😀)

17 Temmuz 2017 Pazartesi

KARIMDIR ! SEVER DE DÖVER DE !



    Kaçıncı yüzyıla geldik hala şu güzel cümleyi duyamadık değil mi ? 😀 Oysa ne kadar da basit gibi görünüyor. Yine de imkansız olmasa gerek. Hadi bir mucize olsun şimdi beyler. Sizde deneyin bakalım ağzınıza yakışacak mı ? 😉

     Cahiliye döneminden kalma adetlere o kadar alıştırmışlar ki bizi, bir bayan bunu derken  ağlanacak haline gülebiliyor. Kocammış ya severmiş de dövermiş de. Eh be aklı bir karış hava da ablam. Kocan gerçekten sevse dövermiydi zaten ! Birde adama yol yapıyorsun ki daha rahat mayalasın seni diye. Çok mu meraklısın hamur gibi yoğurulmaya anlamadım ki.

16 Temmuz 2017 Pazar

BİR GARİP BOKS SKORU



   Dün gece bizim keyif günümüzdü. Dışarı çıkmak için havanın serinlemesini bekledik. Akşam 20:30 civarında önce arkadaşıma uğradık. Bugün bebeğinin 6 ay kınası var. Gidemeyeceğim için hem görüşeyim, hem de hediyesini vereyim dedim. Oradan da çarşı tarafına doğru gittik. 15 temmuz için program vardı. Çok kalabalık olduğu için uzaktan seyredebildik. Bu sırada da Esila' yı eğlendirdik, hem tweety kuşlu hemde bayraklı balon aldık. Eve asmak için normal bayrak da almayı unutmadık tabi. :)

15 Temmuz 2017 Cumartesi

MİMİMSTRAK ŞEYLER ( DOĞAMIZDA VAR )



   Yine bir mimle karşınızdayım. Bir bloggerı tanımanın en iyi yolunun mimler olduğunu düşünüyorum. Ve mim okumayı da yapmayı da çok seviyorum.

   Bu sefer ki mimin sahibi sevgili Ece ablam. ( Ece Evren ) Özel olarak isim belirtmemiş. Ancak ben soruları çok beğendiğim ve kendisinide sevdiğim için cevaplamak istedim. Ece ablamın doğamızda var mimini okumak için tık tık.

13 Temmuz 2017 Perşembe

KAMYON ARKASI YAZILAR SERİSİ 1 ( TAMAMI BENDEN OLMA)

(Kamyon kelebekler hariç tamamen harfler kullanılarak yapılmıştır.  😀)


    Atarlı giderli yazılara direksiyonluk yapan, kamyon arkası yazılarımıza bir yenisinide ben eklemek istiyorum.

ÖNEMLİ BİLGİ ; Anne-babalar ve veletlerin dikkatine. Biraz eğlence, biraz da gönderme içeren bu maddeler bağımlılık yapabilir. Ve hatta botoksa sebep olabilir. Lütfen dudaklarımıza 'O' şekli vererek okuyalım. ( Kahkahalarınızdan dolayı meydana gelebilecek kırışıklık ve çatlaklarınızın tedavilerini reddetmekle beraber, ağız yarılmalarından da bloğumuz sorumlu değildir. )

10 Temmuz 2017 Pazartesi

SEÇMECE YORUM BUNLAR !



     Bir hafta önce farkedip de ' belki de gözünden kaçmıştır ?' sorusunun arkasına sakladığım düşüncelerimi hortlatmaya karar verdim. Yokmuş öyle birşey kardeşim. Bu düpedüz seçmece yorummuş.

      Bazı arkadaşlar " itinayla görmezden gelinir !' felsefesini benimsemiş olsa gerek ki yapılan bazı yorumları dış kapının daha da dışındaki mandalı yapmışlar. Evet efendim bende o mandal topluluğundan payıma düşeni aldım tabiki de.

EVLİLİK AŞKI ÖLDÜRÜR MÜ ?



BİLGİLENDİRME ; Bu bir iç dökme yazısı değil, dökülenleri tek tek yerlerine oturtma yazısıdır.
   
    Dün gece eşimle bu konuyu konuştuk. Aşk evlenince doğar mı ? Ölür mü ? Diye. O kadar derinlere dalmışız ki en son uykuyu fıldır fıldır ararken bulduk kendimizi. :) Ama ortak düşüncede birleşiyormuşuz en azından.

8 Temmuz 2017 Cumartesi

HASTANE HATIRASI




   Günaydın... Bilmiyorum gününüz aydın mı yoksa kapalı mı ? Ama benimki
 gün - uykulu olacağı kesin. Sabahın altısından itibaren uyanığım. Uyku akmıyor bildiğiniz taşıyor. Baktım şimdi kızımın uyuyacağı yok bare ben de bloğuma bakayım dedim.

    Bu sırada hastane resimlerimize göz atarken aklıma babamın, dayımın askerlik resimleri geldi. Arkalarında bekirli hatırası, muğla hatırası vs. yazıyor ya hıh onlar işte. :)

5 Temmuz 2017 Çarşamba

TETİK PARMAK İLE DİL BAĞI AMELİYATI



  Bu yazıyı sizlerler yeni öğrendiğim bir teknikle paylaşıyorum. Sevgili Sibelynka bloğunun sahibi şöyle bir yazı paylaşmış. Okumak isterseniz tık tık...

    Şimdi ben bu saatlerde büyük ihtimal hastanede olacağım. Pamuğum ameliyattan çıkmış ve annesini öpücüklere boğuyor olacak.

4 Temmuz 2017 Salı

AKILLI WHATSAPP



    Son dönemlerde artan teknoloji çılgınlıklarına ayak uydurmaya çalışan whatsapp ; benim ne eksiğim var ? mantığıyla durumunu güncelledi. Eski sürümünde tek bir profil fotoğrafı ve durum metni yazılırken yenilenen sürümle birlikte birden fazla resim ve hatta video ekleyip ; altına da resme özel metin girebiliyorsunuz.

2 Temmuz 2017 Pazar

BU MESAJI 10 KİŞİYE GÖNDER



   Bu mesajı 5 kişiye yollarsan hayatın yoluna girecek. 5 vakte kadar çok güzel bir haber alacaksın. 10 kişiye iletirsen bir dileğin gerçek olacak. Dene bak kesin olacak. ( Arkadaş garantisini de veriyor.) Yapmazsan eğer bu gece çok kötü bir haber duyacaksın ( felaket tellalı olur da kendileri. 😀)... gibi cahilliği fitilleyen ve geçmişe gömülemeyen olaylar ısrarla devam ediyor malesef. Ve ben hala bu tip mesajları alıyor ve okumadan siliyorum. Kaçıncı yüzyıla gelmişiz hala medeti nerelerde arıyoruz. Öyle 10 kişiye göndermekle olsaydı bu işler kimse çalışmaya, dua etmeye uğraşmazdı. Dünya' nın bir akıllı evladı sensin değil mi ?

1 Temmuz 2017 Cumartesi

BLOGGER ANNEYE ŞOK EDİCİ MAHKEME KARARI



    Uzun süredir bloggerlık yapan ve 200 bine yakın takipçisi bulunan Nihan Kayalıoğlu, emsal niteliğindeki şok kararla sarsıldı. Her fırsatta çocukları Lila ve Can Ali' nin resimlerini, videolarını bloğunda paylaşan anneye eşi Savaş İçten tarafından velayet davası açıldı. Sebep olarak ise çocuklarının resimlerini internete koyarak; kendi popülerliğini arttırdığı, onları kullanarak para kazandığı ve çocuk istismarına davetiye çıkardığı iddia edildi.
(Bloğuna göz atmak isterseniz minikaynam tıklayabilirsiniz.)

    Çocuklarının mahremiyetine saygı duymayan anneye şok edici bir mahkeme kararı çıkarıldı ve mahkeme sonuçlanana kadar çocukların velayetinin babada kalmasına karar verildi. Bu süre zarfında anneye çocuklarının resimlerini sosyal medyada paylaşmama yasağı da getirildi. Birde sadece hafta sonu için çocuklarını görme izni verildi.

    Bu haberle edindiğim diğer bir bilgi ise maliye bakanlığının bir süredir sosyal medya fenomenlerinin kazançlarından stopaj vergisi adı altıda %15 düzeyinde vergi almaya çalışıyor olmasıydı. ( Buda bana direk " aman eksik kalmasın" dedirtti.)

    Haberin kaynağına buradan gidebilirsiniz.

Karar hakkındaki düşüncelerim ; Gerçekten böyle bir istismar söz konusuysa çok haklı bir karar alındığını düşünüyorum. Ancak sonucundan çok da emin değilim. Bence çocukların velayeti yine anneye kalacaktır. Bir yönden düşününce de zaten kalmasının da doğru olduğu kanaatindeyim. Çünkü gerçek anlamda veya şiddet anlamında çocuklarını istismar eden o kadar çok anne var ki sırf göz önünde diye bu anneyi acımasızca yargılamayı da doğru bulmuyorum.

    Bloggerlık yapan ve çocuklarının resimlerini paylaşan o kadar çok anne var ki ( ve bir çoğuda sadece iyi niyetlerinden resimlerini paylaşıyorlar) tek bir kişiye haksızlık olmasını kabul edemiyorum. Bu annenin tek şanssızlığı boşanma aşamasında olması olmuş bence. "Savaş da herşey mübahtır " sözüyle hareket eden 'eski' bir eşe sahip olması olmuş.

    Bana böyle bir karar gelse hem karar için, hemde eşimin bana bunu yakıştırması için kahrolurdum heralde. Ama eğer Nihan hanım abartı derecesinde ve haddini aşarak çocuklarının resimlerini paylaştıysa sonuna kadar kararın arkasındayım. Ve gerçekten hakeden kişilere uygulanmasını da temenni ediyorum.

Not ; Bu karar kaş yaparken göz çıkaran cinstten olmuş. Böyle bir bloğun varlığından haberdar olmayanlarda oldu artık. :) Beyfendi farkına varmadan eski eşinin ekmeğine yağ sürdü. Ve çocuklarını görmeyen, tanımayan varsa da tanıdı malesef.

    Peki siz bu alınan mahkeme kararıyle ilgili ne düşünüyorsunuz ?

   Bloglarında çocuklarının resimlerini paylaşan anneler gerçekten bu cezayı hakediyorlar mı ?

 

30 Haziran 2017 Cuma

SICAK HAVALARDA SERİNLETECEK YÖNTEMLER



    Bir türlü gelemeyen yaz ; geç de olsa yüzünü acımasız bir şekilde bizlere gösterdi. Uzun süredir soğuk havanın etkisinde olan inegöl' de bu sıcaktan nasibini aldı tabi. Bende özellikle benim gibi güneşle arası limoni olanlar için bir kaç öneri yazmak istedim. Umarım işinize yarar ve serinlersiniz. :)

29 Haziran 2017 Perşembe

İÇİMİZE BAYRAM MI KAÇTI ?



    Yok yok. Öyle karmaşık cümleleri birbirine kuyruk yapıp, kafalarınızı ip misali karıştırmaya gelmedim...

    Belki de tam da onun içindir bu yazım. Kendime bile ispatlayamadığım kelimelerin, yaslandığınız duvar olması içindir herşey. Öyleyse bile boş avuntulara kulak asamayacak kadar dolusunuz farkındayım. Ama eskiden şeker tadında bayramlar sunulurken ; şimdi ise bayram tadında şekerlere maruz kalıyor yeni gençlik.

    Akrabadan, eşden uzak en çokta gönüllerden uzak ; bir telefonun bile çok görüldüğü bayramlar...

    Oysa daha 15 yıl önce kıyafetlerin bayrama özel olanına bayramlık demiş, bir de onları yatağımın başına iliştirip sarılıp uyumuştum. Güzeldi herşey işte. Hemde herkesin görebildiği kadar.

   Neyse birazda bize dönelim. 10 takım bayramlığı oldu kızımın. 3 ü babası ile benden. 3 tanesi teyzesi, 1 tanesi annesi 3 tanesi de anneannesi ve dedesinden.
( Dedesinin aldığı bir takımı eve getirmeyi unuttuğumdan resmi yok malesef. Oda kedili fuşya renginde şortlu dantelli takımdı. )











    Eski tadı kalmasa bile yine de çok güzel bir bayramdı benim için. En değerlim benim yanımda, bende en değerlilerimin yanındaydım. Arefe gününden annemlere kalmaya gittik. Yani arefeden bayramı getirdik onlara. :) İftar yemeği olarak en sevdiklerim seçilmiş. Su böreği, içli köfte, köz patlıcan çorbası ve bir kaç ilaveler. Sonra iftarla birlikte ana baba günü olan çarşıyı gezip köz mısır yedik. Oradan da parka çay içmeye gittik. Eve döndüğümüzde saat 24:00' ü bulmuştu. Ertesi gün ise gelenin gidenin haddi hesabı yok. Buna da eyvallah. Severiz misafirleri de. Birde kızım her misafirle birlikte tepeme tepeme çıkmasa. Yamyamlıkta sınır tanımadık kısacası. Sanki dağın başında büyüyorsun be çocuk. Sıcak bir yandan, Esila diğer yandan arada ben fenalıklar geçirdim tabi. En son saat 23:00 olmasına rağmen inatla uyumamakta ısrar edince anneannesi ve dedesi kaptıkları gibi Lunaparka götürdüler. Bu bahaneyle gün boyu birşey yememesine rağmen orada tıka basa doyurmuşlar. :) Eve geldiğinde ise yastığa kafasını koyar koymaz gümledi gitti.

    2. günü ise sabahtan ablama kahvaltıya gittik. Esila leo ( ablamların kedisi) ile takılıp durdu. Bir oraya bir buraya derken uykusu bile gelmedi cadının. 17:00 ' ye doğru da kucağıma yattığı gibi uyudu. Bende bu şirin kapkapı yakından inceledim. Sizce de bayram şekeri gibi değil mi ? :)



    Bizim bayramımız bazen öyle bazen de böyle geçti işte. Böyle bir ailem olduğu için çok şanslı olduğumu bir kez daha anladım. Ve " söz uçar yazı kalır " sözüne binayen de bu hislerimi buraya iliştirmek istedim. :) Herşey güzeldi güzel olmasına da eksikti bir yanım. Yarımdı yada hiç yoktu. Belki de yerinden oynamıştı, yalama yapmıştı artık. Bastıramadıklarımın tutsağı oluverdim bir anda. İki dağın arasında kalmışcasına sıkıldı işte içim. Ne biraz eksik ne de biraz fazla. Tamda herkesin istediği, beklediği kadar sıkıldı...